Ayın Yazısı![]() |
Ayın Şiiri![]() |
Editörün Seçkileri![]() |
|---|
SON ESERLER
|
Son Şiirler |
Son Makaleler |
|
Son Öyküler |
Son Anı Yazıları |
|
Son Denemeler |
Son Tarih Yazıları |
Adamın biri oturan topluluğa “Beyler karısından korkmayan ayağa kalksın” demiş. Orda oturanların hepsi biri hariç apar topar ayağa kalkmış. Ayağa kalkanlar şaşkın şaşkın oturan bakarak helal olsun demek karından korkmuyorsun demişler. Adam, karım lafını duyunca ayağımın bağları bir an çözüldü ondan kalkamadım demiş. Sahi erkek milleti neden kadından korkar? Freud, otuz yıl kadınlarla uğraştım kadınların ne istediğini anlamadım demiş, bende onca psikoloji ve kadın psikoloji ve ilişkiler üzerine okumalar yapmama rağmen bu sorunun cevabını bulamadım. Bulduğum kadının gizemli bir güce sahip olduğu kadar anlaşılmazlıdır. Belki farkına varılamayan güç Havva annemizi Adem babamıza yasak meyveyi yemeye itmiştir. Kaç ...
Devamını Oku
Yüreğimde ne varsa dilimde, kalemimde, İnsanlar yüzlerine maske taksalar da, Yüzüme gülerken maskelerinin düştüğünü gördüm. Ben, yine de gülümsedim onlara, Sevmediğim hiç kimseye gönül, Almak için’’ seni seviyorum’’ demedim. Sustum bazen sorular karşısında, Yalan söylemedim... Sevdiklerimden karşılık beklemedim. Herkesin yüreği bir başka çarpar, Herkes başka başka sever. Üzüldüm mü? Evet çok üzüldüm. Ama aldanma...
Devamını OkuBeklenen an geldi ve Eurovision’a katılacağımız şarkı belli oldu. Biraz farklılık var bu sefer; ama yine de umutlarımız soldu. Aylar öncesinde ‘Biz Buyuz!’ başlıklı bir yazım yayımlanmıştı. Orada belirtmiştim, geç olmadan iyi bir seçim yapılması gerektiğini. Aydınlatmak istemiştim gerekli yerleri. Ya ışık ulaşmadı onlara Kırıkkale’den, ya da kapattılar gözlerini. Sanatçı seçiminden çok, şarkı ve sunum önemliydi benim için. Bu yüzden ‘Can Bonomo’ ismi açıklandıktan sonra bekledim dinlemeyi. Türk ezgileri barındırıyor şarkı belki. Ama Türkçe olmadan olur mu Türk işi? Öyle çok derin anlamlar da içermiyor zaten sözleri. Bildiğimiz aşk hikâyelerinden bir tanesi. Keşke halk dilinde ‘oynak’ denen türküler...
Devamını Oku
Gönül köylerini dolaştım geldim. Soğuk ayranlar, zerdali hoşafları, Gül şuruplarında içimi serinlettim, Bozkırımın sonsuz huzurunda, bir kör kuyu başında. Kınalı bazlama arası peynir, lor, Mis gibi dürüm içinde diller bal olup sızıyor Hakettiğini bilmeden vefasız yüreklere . Gönül sofrası değil, Zekeriya peygamber sofrasıydı, Birinde ateşten çıkmış sunulan, Diğerinde ateş gömemişler. Ama bu sinide ikisi de vardı. Yürek...
Devamını Oku
Emine PİŞİREN Havanın günlük güneşlik oluşundan faydalanmak istedim. Kabanımı giyinip soluğu bahardan kalma bir günde aldığımda, Kaz Dağlarının o heybetli ak mı ak duruşlarına uzandı bakışlarım. Yeşili kaybolmayan yamaçlarında baharı yaşarken zirvelerinde kışı yaşıyorduk. Bir süre izledim doğanın renklerini. Zeytinli Çay’ını yalayan günün sıcaklığını hissettim sırtımda. Uzun zamandır görmediğim sohbetinden büyük haz aldığım, y...
Devamını OkuDeğerli Edebiyat Galerisi Net Şair ve Yazar Üyelerinin Dikkatine! 01 Şubat 2012 tarihinde Edebiyat Galerisi Net Anasayfasında ve e-posta ile sizlere "Zinde Yayınevi & Pelikan Film Şirketinin 1000 adet, 100-110 sayfalık kitabınızın; 250 gr kitap kapağı tasarımı, editörlüğü, basımı, tanıtım ve dağıtımı da dahil olmak üzere sadece 1000 TL. bir ücretle sponsor olduğunu duyurmuştuk. Bu kampanyaya katılım için 31.05.2012 tarihi son gün olarak belirlenmiş...
Devamını OkuBir Haliç Karmaşasıdır; Türlü çeşit Filmlerini oynatır. Kah siyah-beyaz Kah kısa metrajlı. Kendimden geçerim. 'gel huzur bul' der Eyüp Sultan. Buhar olup, uçar zaman. Çöker omuzlarıma Piyer-loti Kahvehanesi. Misafir ederler, Tahta masa, boş sandalyeler. Şef garsondur yalnızlığım. Köpüklü Türk Kahvesi Servisini yapar. Kulaklarımda Bir tuhaf dolaşır Rumeli Türküleri. Ortadan ikiye bölünür, Bu yaşam. Bir kısmı Teleferikle iner aşağı. Diğeri Yukarı yol alır. Günbatımı, Şaplağıyle enseme dokunur. Bir türlü uyanamaz Bu gözler. Mazideki Kanmayan uykusundadır... (2.10.2008 tarihli 7.şiir kitabımdan)
Devamını OkuSuzan KUYUMCU Duygularımın görselliğime boyun eğişi ya da ukalalığımın önce kendimi ardından çevremdeki her şeyi kuşatması kendimce şanstı. Açılıp kapanan kapının sesi mücadelemi sonlandırırken enerjimi de adeta vakumlamıştı. ''Evet'' diyordum içimden, ''evet başardın işte!'' Başardın ! Gülmekle ağlamak, kızmakla bağışlamak arası ruh durumum bana, karşımdaki kadını tamamen unutturmuştu. İçimdeki ses bozuk plak gibi aynı cümleleri sıralıyordu. Evet, evet başardım. Her zaman ki ben… Yine başarılı! Müşteriyi Asiye''ye bırakarak yerime geçtim. Çocukluğumdan bu yana devreye giren savunma mekanizmam bir kez daha hiçbir detayı gözden kaçırmadan makyajını yapmış, duygularımı usta ellere taş çıkaran maske...
Devamını OkuNedendir bu doyumsuzluk Nedendir bu uyumsuzluk Nedendir bu savurganlık Hele bir de güvensizlik Ah eskiden bir lambanını ışığında Çocuk okur kadın çorap örerdi Hemde Doktor hemde Hakim olurdu Adaleti dağıtırdı tarafsız Hemde halkın sağlığını korurdu Bir araba yetiyordu bir köye Şimdi ise bir araba yetmez oldu bir eve Babada bir Anada bir Oğulda bir kızda bir gelinde bir araba Çocuklarsa ya sporcu ya sanatçı olacak Arabalar benzin yakar gaz yakar Arabalar mazot yakar yağ yakar Oluk oluk benzin akar Oluk oluk mazot akar gaz akar Pek iyi de bu benzini bu gazı Bu mazotu kim satar Oluk oluk paraları kasasına kim katar Bu çılgınca tüketimin bir mimarı var elbet Yemek içmek çılgınca Tadım tadım tada tada Tıkım tıkı...
Devamını Oku-Âhirzamân Mektupları- 1 ALTIN RENK VERDİ,CİNLER SUDA BOGULDU,TIRNAKLARI KESİLDİ ARSLANLARIN..KRALLAR TAHTTAN,İSA GÖKTEN,KIYAMET TANRIDAN İNDİ..DE SEN DE GEL ARTIK GEL!... 2 SENİ SULAR,UYKULAR,UNUTMALAR TEMİZLEMEZ,SENİ PAKLAYAN “KARAR”DIR GÜLÜM! BIÇAGIN KALBİ OLSA,KENDİNE SAPLANIR..RUHUMUZU BEDENDE KİMİMİZ UYUTTUK,KİMİMİZ UNUTTUK… 3 NE TÜRÜM OLDU,NE TÜREVİM..HER ŞEYİN İŞİNE YARAYAN,KENDİSİNİN HİÇBİR İŞİNE YARAMAYAN BİR SIFIRIM..BİLİNMEZLİKTE KENDİMLE PARALEL GİDİYORUM,KAVUŞMAYACAGIM KENDİME! 4 BİR GÜN KALBİM DURUR,GÖZLERİM KAPANIR VE BEDENİM ORTADA KALIR..ÇAR-NAÇAR TOPRAGA VERİRSİN; TOPRAK,KENDİNE BENZETİR BENİ..SEN AGLAMAZSIN,BİLİRİM SENİ EY SEVGİLİ! 5 HER ACI,HÜZNE Bİ...
Devamını Okutanrılar yarattık korkularımızdan kimisi gökyüzü bakışımlı kimisi yeraltı karanlığından öfkeli birisi Olimpos doruğundan yüce birisi şarap kadehinde sarhoş birisinin cinsel gücü yerinde yetinmedik yarı tanrıları çıkardık düşlerimizden tapındık tanrıları yarattık her boydan ve her soydan çevirdik gözlerimizi gökyüzüne güneş ay ve yıldızlar uzak döngülerle gece ve gündüz ellerimizi kaldırıp diz çöktük tapındık tanrılar yarattık her boydan ve her soydan çevirdik gözlerimizi yeryüzüne canlı cansız bir bir tanrılaştırdık çizdik boyadık yonttuk ellerimizi bağlayıp diz çöktük tapındık tanrıçalar yarattık kimisi köpükten hafif kimisi inciden ...
Devamını Oku
İyi günde, Kötü günde, Birlikteliğin her gününde, Mutluluğa atılan imza evlilikte. Neler yaşamadı ki bu bedenler, Ne zorluklara, Ne mutluluklara, Şahit oldu kenetlenen eller. Bedenler gibi yorgun düştü evlilikler. Sımsıkı sarılmak, Kollarının arasına alıp sarmalamak. O’nu düşündüğünü hissettirememek, Zor geldi sevdalara. Ten tene hasret kaldı, Birlikte baş koyulan yastıklarda. Bir evde ayrı yaşamlar başladı, İhanetler...
Devamını Oku
Grotesk Dualar Grotesk dualarla öptüm ansızın dudaklarından Kalbim göğsümden, göğümden firari Nehirler boyu sustum yüzünün mavisini Can kafesimde kanat çırpan bahardan ıskarta kuşlar Kuzgun süzülüşlü bir zakkum yakamızda yarına açan Gün an be an infilak eder yerden göğe Sokaklar geceye dürülmüş, ısırılmış tüm yarım umutlar Serde delilik, kedilik var ne de olsa Hazır kıtayım işte kedere ve sana Ah ki aklım kalmış zaten yüzünü...
Devamını OkuElâ gözlü, Elâ bir zemâna kaldık da, vakt vakt muhtelîf renkler… Ki senin gözlerin, zemânın saâtidir; puç ve piç, iç ve hiç reng… Piç içi hiç, piç hiçi iç; hiç içi piç, hiç piçi iç; iç hiçi piç, iç piçi hiç… Elâ güzlü, Bahâr buharları, bir mevsim sonrası… Yapraklarda koyu tonlar… Sararmak, ölüm öncesidir. Sarı, ölüm öncesi k/ara bir renk… Elâ sözlü, Senin o alageyik dilin… Neden kulağıma oturmuyor senin sesin? Muhabbetler çevirmek bir sesin şişinde, ve kebâbî ateşler… Elâ özlü, Senin Arâbistân Çölü’nün ortası Sibirya… Özünün, gözünün kirpiğinde donan kirpiler; kaşında kışında telef olan kurtlar… Elâ közlü, Ateş, ateşler doğurup, büyüyende, büyütende, ve yang...
Devamını Oku“İçimde barut gibi korkular, ve Şeytân ateşten…” SONUÇ: Sen kalbin iskeleti Sen, isin kel eti; Dumana düzbar cânlar veren İpek mendil ciğerim, Nefes nefes böceklenişin Sana bir yürek borcum var, Gel göğsümü hacz’et Mezc’et bende beni Mecz’et bende seni Etle doldu rûhum, Gel, boşalt beni Damarımdan etler akıt tenim Saçlarımda saçının lekesi Ne sen rengini buldun Ne ben rengin renkinde kaldım Reng renk boyalı baş tüylerimiz U sesin… Bu se(n)sin… Kurt düşüren Sisli sesin Çinko damarlarımda duran H/isli sesin Kulağıma, kılığıma, kulluğuma Harâm değil, mahrem değil, Mahrûm etme sesin! Yalnızlığım bir böcek hamamı Haşere sessizliğim… Görme özürlü bıçaklara yattım Daha ...
Devamını Oku
Yalnızlık Kapkara kanatlarını germiş Kaplıyor hayatımı Gölgesi Bu gölge Engelledi güneşimi Teker teker dökülüyor Yapraklarım Görüyorum Kimse duymuyor Görmüyor Yalnızlığımı Eriyor Eriyorum. Zümrüt Mimoza
Devamını Oku
dar zamanlar yaşıyor yoğun baskılarda kadınlar “sabit fikir” cinayetleri suarede örtülü aşağılamaya dirhem dirhem oscar’lar baş pezevenkler başrolde öte dünyaların felaket senaryolarına cennet bileti kesenler sefaleti dayatıyor tek tek yakaladığı yolcularına onuru adına özgürlük eşitlik hak alma adına olmazsa direnişi birleşik bir cepheden ezilenlerin mücadelesi kesecek göbek bağını kadının mücadelesinden dem...
Devamını Oku
ALİ ERALP Kadın anadır. Yardır. Sevgilidir. Kadınsız yaşam olmaz. Yurt olmaz. Yuva olmaz. Mücadele de olmaz. Çünkü toplumun en çok ezilen, sömürülen, horlanan kesimi onlardır. Kadının kurtuluşu ülkenin kurtuluşuna, Ortaçağ düşüncesinin ve Ortaçağ kalıntılarının tümüyle yok edilmesine bağlıdır. Emperyalizmin tümüyle kovulmasına bağlıdır. Aşiret, tarikat, siyaset ağaları yüzyıllarca bu yoksul halkın ve özellikle kadınlarım...
Devamını OkuMustafa SÜS Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak, diye son dönemin moda bir deyimi vardır. İnsanlarımız bu deyimin hakkını gerçekten veriyorlar. Geçen hafta, “Öğretmenler Yetersiz” başlıklı bir yazı yazdım, yazının içeriğinde ne bir öğretmene hakaret, ne de öğretmenleri hakir görmek vardı. Memur sitelerinde yazıya yapılan yorumları ve mailime gelen e-postaları okuyunca dedim ki; öğretmenlerimizin tamamının değil ama o yorumları yazanlar gerçekten yetersizmiş. Sırf başlığa bakıp içeriğini okumadan döşemişler yorumları. Klavye kullanmasını bilecek kadar kültürlü, yazıyı okuyup da anlayacak kadar kültürsüzmüş arkadaşlarımız. Öyle laflar etmişler ki, burada asla anlatılacak gibi değil. Merak edenler yaz...
Devamını OkuÖğrenemedi düğme dikmesini iki yakası bir araya gelmedi düğmesi yok iliklenmedi. Kel Tepe’nin tepesi kesik belikli yağmur duasından başka işe yaramazki… Öğrendi yağmur nasıl yağar gördü yoğunlaşma uçtu buharlaşma okudu fizik -kimya yarayana dua yaramayana beddua. Gözüne bir ilik açtı aklını ilikledi. ali vahap uzal
Devamını OkuÖlüp giden yıldızların, yenisi geliyorken gökyüzüne Dağların kararan etekleri altında; Tanrının karşısına düşmüş beyaz bir gölge gibidir insan. Nasıl nefes alır, kalbi nasıl atar? Toplumun boynuna astığı ahlak ilmiğiyle. Tercihtir, hastalıktır onların gözünde. Hetere olmamanın cezasıdır idam! Sorgulamak gerek insanı, cinsiyeti var mı aşkın? Dağların insansız resimleri altında, İnsanı cinsiyetsiz seven bir etik. Anayasadan, ahlak kurallarından söz etmeyin bize! Bıçak kemiğe dayandı artık, Ha kırıldı, ha kırılacak. Çarşafı kaldırın başınızdan Göz yaşı değil, bir temiz damla istiyoruz sizden. Yönelişin kurbanı, başsızların haklarını. Ve sizin... Yeni doğmuş bir bebeği yok sa...
Devamını OkuBir şans mıydı bilmiyorum, nasıl girdim ben oraya; Masalarımız yan yana; bir merhaba demedin mi? Hassastır benim yüreğim, duygular girdi araya… Başını çevirip ona; bir merhaba demedin mi? Nasıl içtim bilmiyorum; bir fincan kahve, bir de çay! Tanıdım seni tanıdım ama utangaçlığım say! Farkımda değildin söyle desem çıkar mıydı olay? Pes, yazıklar olsun bana; bir merhaba demedin mi? Resminden daha güzeldin, bir defa yüzüne baktım, Arka arkaya sigara içerken söndürdüm yaktım, En çok da inanır mısın, kimsin demenden çok korktum! Çok kısa süren o an’a; bir merhaba demedin mi? Bir başlangıç olacaktı, bu tanışma belki bize… Kim bilir bir arkadaşlık oluşacaktı diz dize… Pişmanlık fayda etmiyor, orada o ...
Devamını OkuYakılan meşale, senin elinde… Haydi götür beni, elinle çocuk. Sönmesin ateşin hiç yüreğinde, Sahip çık Türkçeme, dilinle çocuk. Sana emanettir vatan göresin, İyi oku çalış, çok şey bilesin; Yarınlar için sen, umut veresin. Kalkalım ayağa, aklınla çocuk. İzle etrafını halimize bak. Ne duruma düştük yüzümüze bak! Bizden çokça ders al, yönümüze bak. Cumhuriyete koş, sevginle çocuk. Ne yazık ki şu ân, tek umut sensin. Söz ver bana çocuk, bu korkum dinsin. Belki on beş senen, daha var densin; Yol al yarınlara, ilminle çocuk. Ne desen haklısın, adam olmadık. Nasihat alırken, buna bakmadık. Kafamıza hiçbir şey de takmadık. Hak ettik bunları, yeminle çocuk… Mehmet KAHVECİOĞLU
Devamını OkuÇevirmiş çevremi bin kollu bir dev Çık çıkabilirsen işin işinden! Her taraf gereksiz bir çalkantı... Yitirdiğim benim olan bütün güzellikler, Değerler, anılar, neşeler ve yarenler... Amımsar mısın beraber dolaşıp, üzüldüğümüz yeri? Ağlamıştın, dinlerken söylediklerimi sen! Belli ki, çok üzülmüştün; sen beni terk ederken! Çıkrıkçılar yokuşundan koşar adımlarınla giderken. Çevirmiş çevremi bin kollu bir dev, Çık çıkabirirsen işin içinden! Yaşadığımız yer bir sanal yerküre, insanlar sanal! Kocaman bir fanusun içinde yaşıyoruz Nefes alıp veriyoruz, yiyiyoruz içiyoruz; Düşünüyoruz, uyuyoruz... Fanusun dışındaki dünya! Gerçek, boşluk… Sessizlik... Apayrı bir dünya, sonsuz evren...
Devamını Oku
Zaman dertlere deva derlerdi hani nerde? Neden halâ yokluğun yüreğimi yakıyor? Alevler hiç sönmedi ateş yaktığın yerde, Harlandıkça gözlerim Tuna gibi akıyor. Dönülmez gurbet diyor eller gittiğin yere, Geliyormuş acısı bu dünyada her ser’e. Söylesene can yârim o meçhul adres nere? Darlandıkça gözlerim Tuna gibi akıyor. Yalan oldu kendime verdiğim tüm sözlerim, Yıllar akıp gittikce daha da çok özlerim. Ah dedikçe lâvlandı küll...
Devamını Oku
Ayın Yazısı![]() |
Ayın Şiiri![]() |
Editörün Seçkileri![]() |
|---|
|
Son Şiirler |
Son Makaleler |
|
Son Öyküler |
Son Anı Yazıları |
|
Son Denemeler |
Son Tarih Yazıları |
Son Yorumlar